Get the app

Sahih Muslim 770

I asked Aishah, the mother of the believers, (to tell me) the words with which the Messenger of Allah (sallallahu alayhi wa sallam) commenced the prayer when he got up at night.

Aishah bint Abi Bakrnarrated it
Sahihgraded sahih
10names in the chain
Read Muslim 770 in the appOffline, in the WhatSurah app. Free.Get the app

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، وَأَبُو مَعْنٍ الرَّقَاشِيُّ قَالُوا: حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ قَالَ: سَأَلْتُ عَائِشَةَ أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ بِأَىِّ شَىْءٍ

كَانَ نَبِيُّ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَفْتَتِحُ صَلَاتَهُ إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ قَالَتْ كَانَ إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ افْتَتَحَ صَلَاتَهُ «اللَّهُمَّ رَبَّ جِبْرَائِيلَ وَمِيكَائِيلَ وَإِسْرَافِيلَ فَاطِرَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ أَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِيمَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ اهْدِنِي لِمَا اخْتُلِفَ فِيهِ مِنَ الْحَقِّ بِإِذْنِكَ إِنَّكَ تَهْدِي مَنْ تَشَاءُ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ»

I asked Aishah, the mother of the believers, (to tell me) the words with which the Messenger of Allah (sallallahu alayhi wa sallam) commenced the prayer when he got up at night.

She said: When he got up at night he would commence his prayer with these words: O Allah, Lord of Gabriel, and Michael, and Israfil, the Creator of the heavens and the earth, Who knowest the unseen and the seen; Thou decidest amongst Thy servants concerning their differences. Guide me with Thy permission in the divergent views (which the people) hold about Truth, for it is Thou Who guidest whom Thou wilt to the Straight Path.

মুহাম্মাদ ইবনু রাফি' (রহঃ) ..... হাম্মাম ইবনু মুনব্বিহ্ (রহঃ) থেকে বর্ণিত। তিনি কয়েকটি হাদীসের উল্লেখ করে বলেন, এগুলো আবূ হুরাইরাহ (রাযিঃ) মুহাম্মাদুর রাসূলুল্লাহ সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম থেকে আমার কাছে বর্ণনা করেছেন।

তন্মধ্যে একটি হল, রাসূলুল্লাহ সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম বলেন, বনী ইসরাঈলগণ উলঙ্গ হয়ে গোসল করত একে অপরের লজ্জাস্থানের দিকে দেখত। আর মূসা (আঃ) গোসল করতেন একাকী। তাই তারা বলাবলি করত, আল্লাহর কসম! মূসা আমাদের সাথে গোসল করে না কারণ তার একশিরা রোগ হয়েছে। একবার তিনি গোসল করতে গিয়ে একটি পাথরের ওপর তার কাপড় রাখলেন।

এরপর পাথরটি তার কাপড় নিয়ে দৌড়াতে লাগল। রাবী বলেন, মূসা (আঃ) তার পিছু পিছু ছুটলেন আর বলতে লাগলেন, পাথর! আমার কাপড়, পাথর! আমার কাপড়। এমনিভাবে বনী ইসরাঈলগণ মূসা (আঃ)-এর লজ্জাস্থান দেখে ফেলল এবং তারা বলল, আল্লাহর কসম! মূসার তো কোন খুঁত নেই। এরপর পাথর দাঁড়িয়ে গেল এবং তাকে দেখে নিল।

রাবী বলেন, এরপর তিনি তার কাপড় তুলে নিলেন এবং (রাগে) পাথরকে মারতে শুরু করে দিলেন। আবূ হুরাইরাহ (রাযিঃ) বলেন, আল্লাহর কসম! পাথরের ওপর মূসা (আঃ) এর আঘাতের ছয়টি কি সাতটি চিহ্ন রয়েছে।

ہمام بن منبہ سے روایت ہے : کہا : یہ احادیث ہیں جو حضرت ابو ہریرہ ‌رضی ‌اللہ ‌عنہ ‌ ‌ نے ہمیں رسول اللہ ﷺ سے ( نقل کرتے ہوئے سنائیں ، انہوں نےمتعدد احادیث بیان کیں ان میں سے ایک یہ ہے : رسول اللہﷺنے فرمایا : ’’نبی اسرائیل بے لباس ہوکر ، اس طرح نہاتے تھے کہ ایک دوسرے کا ستر دیکھ رہے ہوتے اورموسیٰ علیہ السلام اکیلے نہایا کرتے تھے ۔

بنواسرائیل کہنے لگے : اللہ کی قسم !موسیٰ علیہ السلام ہمارے محض اس لیے نہیں نہاتے کہ ان کے خصیتیں پھولے ہوئےہیں ۔ ‘ ‘ آپ نے فرمایا : ’’موسیٰ ‌علیہ ‌السلام ‌ ایک دفعہ نہانے کے لیے گئے تو اپنے کپڑے ایک پتھر پر رکھ دیے ، پتھر آپ کے کپڑے لے کر بھاگ کھڑا ہوا ، موسیٰ ‌علیہ ‌السلام ‌ اس کے پیچھے یہ کہتے ہوئے سر پٹ دوڑ پڑے : او پتھر !میرے کپڑے ، اوپتھر !

میرے کپڑے ، یہاں تک کہ بنی اسرائیل نے موسیٰ علیہ السلام کے ستر کو دیکھ لیا اورکہنے لگے : اللہ کی قسم ! موسیٰ ‌علیہ ‌السلام ‌ کو تو کوئی بیماری نہیں ہے ، جب موسیٰ ‌علیہ ‌السلام ‌ کو دیکھ لیا گیا تو پتھر ٹھہر گیا ، موسیٰ ‌علیہ ‌السلام ‌ نے اپنے کپڑے پہنے اور پتھر کو مارنے لگے ۔

‘ ‘ حضرت ابو ہریرہ ‌رضی ‌اللہ ‌عنہ ‌ ‌ نے کہا : اللہ کی قسم ! پتھر پر چھ یا سات نشان تھے ، یہ پتھر کو موسیٰ ‌علیہ ‌السلام ‌ کی مار تھی ۔)

Dan telah menceritakan kepada kami [Muhammad bin Rafi'] telah menceritakan kepada kami [Abdurrazzaq] telah menceritakan kepada kami [Ma'mar] dari [Hammam bin Munabbih] dia berkata, ini adalah sesuatu yang diceritakan [Abu Hurairah] dari Muhammad, Rasulullah Shallallahu'alaihiwasallam maka dia menyebutkan beberapa hadits darinya.

Dan Rasulullah Shallallahu'alaihiwasallam pernah bersabda, "Dahulu, orang-orang Bani Israil mandi telanjang. Sebagian mereka melihat aurat sebagian yang lain. Dahulu Musa 'Alaihissalam juga mandi sendirian.

Lalu Mereka berkata, 'Demi Allah, sesuatu yang menyebabkan Musa tidak mau mandi bersama dengan kita ialah karena penyakit pada zakar yang menjadikannya mengembang.' Suatu ketika Musa mandi. Dia letakkan pakaiannya di atas sebuah batu. Tiba-tiba batu tadi bergerak dengan membawa pakaiannya. Musa berlari mengejarnya sambil berteriak, 'Hai batu!

Tinggalkan pakaianku! Hai batu! Tinggalkan pakaianku! Sehingga orang-orang Bani Israil dapat melihat aurat Musa.' Kemudian mereka berkata, 'Demi Allah ternyata Musa tiada sedikit pun aib penyakit.' Setelah itu batu tersebut berhenti lalu Musa mengambil pakaiannya kemudian memukul batu tadi'."

Abu Hurairah berkata, "Demi Allah, pada batu tadi terdapat bekas pukulan Musa, tujuh atau enam kali pukulan

Bize Muhammed b. Rafi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzak rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hammam b. Münebbih'den rivayet etti. Hemmam bize Ebu Hureyre'nin Resulullah Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den rivayeti şudur, diyerek çeşitli hadisler zikretti. Onlardan birisi de şudur: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "İsrailoğulları çıplak olarak yıkanırlar, biri diğerinin avretine bakardı.

Musa (aleyhisselam) ise tek başına yıkanırdı. Bu sebeple (kendi aralarında): Allah'a yemin olsun ki Musa'yı bizimle birlikte yıkanmaktan alıkoyan husus onun hayalarının büyük olmasından (kasık fıtığı) başka bir sebebi yoktur, dediler. Bir defa Musa yıkanmaya gitmiş, elbiselerini bir taşın üzerine koymuştu. Taş elbisesi ile kaçıp gitti.

Bunun üzerine Musa arkasından hızlıca koşarak: Ey taş elbisem, ey taş elbisem, demeye koyuldu. Sonunda İsrailoğulları Musa'nın avretini görünce, Allah'a yemin olsun ki Musa'nın herhangi bir hastalığı yoktur, dediler. Taş durdu ve o İsrailoğulları tarafından görüldü, sonra Musa elbisesini alıp taşa vurmaya başladı.

" Ebu Hureyre: Allah'a yemin olsun ki Musa'nın taşa vurması sebebiyle taşta altı ya da yedi tane iz kaldı, dedi. Diğer tahric: Buhari, 278; Müslim, 6098; Tuhfetu'l-Eşraf, 14708 DAVUDOĞLU AÇIKLAMASI AŞAĞIDA NEVEVİ ŞERHİ: Bu babta Musa (aleyhisselam)'ın kıssası yer almaktadır. Bundan önceki babta da kimsenin olmadığı bir yerde ihtiyaç halinde avretin açılmasının caiz olduğunu ifade etmiştik.

Bu da yıkanmak, küçük abdest bozmak, zevcesi ile birlikte olmak ve buna benzer hallerdir. Bütün bu hallerde kimse yokken açılmak caizdir. İnsanların huzurunda ise bütün bu hallerde avreti açmak haramdır. İlim adamları der ki: Yalnızken yıkanmak esnasında peştamal ve benzeri bir şeyle örtünmek, üstünü açık bırakmaktan daha faziletlidir ama yıkanmak ve benzeri hallerde gereken süre kadar açık durmak caizdir.

İhtiyaçtan fazla açık kalmak daha sahih kabul edilen görüşe göre haramdır. Nitekim bundan önceki babta belirttiğimiz üzere daha sahih olan görüşe göre yalnızken avretin örtülmesi vaciptir. İhtiyaç kadarını açmak müstesna. Allah en iyi bilendir. Bu hadisin hükme delaleti ise, Musa (aleyhisselam)'ın yalnız başına iken çıplak yıkanmış olduğudur.

Bu da fıkıh usulü alimleri arasında bizden öncekilerin şeriatı bizim için de şeraittir diyenlerin görüşlerine uygun olarak delil olabilir. Allah en iyi bilendir. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in: "İsrailoğulları çıplak yıkanırlardı. Birbirlerinin avretlerine bakarlardı" ibaresinin bunun onların şeriatlarında caiz olmakla birlikte Musa (aleyhisselam)'ın böyle bir halden kaçınmak maksadıyla ve bundan uzak durmak müstehap olduğu için,ayrıca haya ve edebinden bunu yapmaması ihtimali de vardır (4/32).

Bizim şeriatımızda haram olduğu gibi, onların şeriatında da bu şeklin haram olma, bununla birlikte -bizim şeriatımıza iman edenlerin pek çoğunun bu hususta işi gevşek tuttukları gibi- onların da bu hususta gevşek davrandıkları ihtimali de vardır. (Kötülük anlamına gelen "es-su"'den türeyen) es-sev'e kelimesi avret demektir. Ona bu adın veriliş sebebi açılmasının kişiyi üzmesinden, hoşuna gitmemesinden dolayıdır.

Allah en iyi bilendir. Hadiste geçen "ader" lafzını dilbilginleri hayaları iri, şişkin (fıtık) olarak açıklamışlardır. "Musa (aleyhisselam) taş'ın arkasından hızlıca koştu." Cemaha: Oldukça hızlı koşmak demektir.

"Taşa vurmaya koyuldu." Yani Musa arka arkaya taşa vurup durdu. Musa'nın (aleyhisselam) taşa vurmak suretiyle taşta iz bırakarak kavmine bir mucize göstermek istemiş olması da mümkündür, mucize göstermesi için taşa vurmasının ona vahiy ile emredilmiş olma ihtimali de vardır. Allah en iyi bilendir. Ebu Hureyre'nin ifadesindeki "taşta nedeb vardır" sözü taşta iz vardır, iz kalmıştır demektir.

Allah en iyi bilendir. DAVUDOĞLU AÇIKLAMA: Kaadi İyad'ın beyanına göre Beni İsrail'in çıplak yıkanarak birbirlerinin avret yerlerine bakmaları Hz. Musa'ya ve onun şer'iatına muhalefet içindir. Bu hadisin bizim için delil teşkil etmesi şer'atımızdan önce geçen seri'atların bizim içinde şeri'at olması esasına istinad eder. Mesele ihtilaflıdır.

Esah olan kavle göre bizden önce geçen şeriatlar Allah veya Resulü tarafından red ve inkar edilmemek şartıyla bize hikaye edilirse bizim için de seri'attırlar. Beni İsrail: İsrail oğulları demektir. İsrail, Yakup (A.S.)'ın ismidir. Yakup (A.S.) İshak'ın, İshak'da Halilullah ibrahim (A.S.)'ın oğludur. Beni İsrail Yakup (A.S.)'ın oniki oğlundan türemiş ve üremişlerdir.

A'der: Fıtıklı ve poluç demektir. Musa (A.S.)'ın taş’a hitab ederek, (Elbisemi ver ey taş) demesi taş elbisesini kaçırdığı için ona akıllılar muamelesi yaptığındandır. Taş elbisesini vermeyince onu dövmesi de bundandır. Ulemadan bazıları «Hz. Musa'nm taşı dövmesi, onda iz bırakarak mucize göstermek içindir. Bunun vahiy suretiyle yapılmış olması da muhtemeldir.

Taşın beni İsrail'e doğru yuvarlanarak elbiseyi götürmesi Musa (A.S.)'ın ikinci bir mucizesidir.» diyorlar. Ebu Hureyre r.a.’ın taşta altı veya yedi darbe izi bulunduğunu yeminle ifade ettiğini söyleyen zat bazılarına göre Ravi Hemmam'dır. Fakat Kirmani bu söz doğrudan doğruya Ebu Hureyre'nin olduğuna kaildir Hemmam'ın sözü olarak kabul edildiğine göre bu söz müsneddir.

Ebu Hureyre'nin sözü olduğuna göre ise mürseldir. Fakat her iki takdire gorede Hadis Merfu hükmündedir. Çünkü Ebu Hureyre (R.A.) Hazretlerinin böyle bir sözü kendiliğinden söylemesine imkan yoktur. Onu mutlaka ResulülIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den duymuştur

Sahih Muslim 770, Book 6, The Book of Prayer - Travellers, Hadith 239. 1 min read

What it means

Abu Salamah ibn ‘Abdur-Rahmān ibn ‘Awf asked ‘Ā'ishah, the Mother of the Believers, about the supplication that the Prophet (may Allah's peace and blessings be upon him) used to make when he would commence his night prayer.

She said that the Prophet (may Allah's peace and blessings be upon him) used to make the following supplication at the start of his night prayer: "O Allah, Lord of Jibrīl, Mikha'īl, and Israfil"; he ascribed these three angels in particular to Allah, although He is the Lord of everything, as an indication of their superiority over all other angels.

He mentioned Jibrīl first because he is trusted with revelation from the heavens, so all religious affairs come down through him. Israfil was mentioned last because he is the one who will blow the horn to signal the coming of the Hour. Mikha'īl was mentioned in the middle because he is the angel in charge of the rain and plants and similar affairs related to people's sustenance in this worldly life.

"Originator of the heavens and the earth"; the Creator and Inventor of the heavens and earth. "Knower of the unseen and the seen"; You are all-knowing of what the slaves see and what they do not see.

"You judge between Your slaves concerning that in which they used to differ"; You decide between them in the religious affairs about which they used to differ in this worldly life.

"Guide me, by Your permission, to the truth about which people differ"; guide me to the truth in the affairs that people differ in, religious affairs as well as worldly affairs, by granting me success and facilitating this for me.

"Verily, You guide whom You will to the straight path"; You guide whomever You will to the path of truth and righteousness!

From the Encyclopedia of Translated Prophetic Hadiths, hadeethenc.com.

The chain

Who passed it on, from Imam Muslim back to the one who was there.

  1. 1Imam MuslimCompiler, died 261 AH
  2. 2Muhammad ibn al-MuthannaTold us, Fourth generation, died 252 AH
  3. 3Muhammad ibn HatimWith, Fourth generation, died 235 AH
  4. 4Abd ibn HumaydWith, Fourth generation, died 249 AH
  5. 5Zayd ibn YazidWith, Fourth generation, died 231 AH
  6. 6Umar ibn YunusTold us, Third generation, died 206 AH
  7. 7Ikrimah ibn AmmarTold us, Successor, died 159 AH
  8. 8Yahya ibn Abi KathirTold us, Successor, died 129 AH
  9. 9Abu Salamah ibn Abd ar-RahmanTold me, Successor, died 94 AH
  10. 10Aishah bint Abi BakrAsked, Companion, died 57 AH

Read this in the app

Sahih Muslim 770 and the rest of the library, offline, with Bengali, Urdu, Indonesian or Turkish under the English.

Get the app

The Hadith and the Qur'an.
On your phone, offline.

Seventeen collections, the whole Qur'an and Identify, free in the app.