Get the app

Sahih Muslim 226a

Humran, the freed slave of Uthman, said: Uthman ibn Affan called for ablution water and this is how he performed the ablution. He washed his hands thrice. He then rinsed his mouth and cleaned his…

Uthmannarrated it
Sahihgraded sahih
9names in the chain
Read Muslim 226a in the appOffline, in the WhatSurah app. Free.Get the app

حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ سَرْحٍ وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى التُّجِيبِيُّ قَالَا: أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ عَطَاءَ بْنَ يَزِيدَ اللَّيْثِيَّ، أَخْبَرَهُ أَنَّ حُمْرَانَ مَوْلَى عُثْمَانَ أَخْبَرَهُ أَنَّ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ رضى الله عنه دَعَا بِوَضُوءٍ فَتَوَضَّأَ فَغَسَلَ كَفَّيْهِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ مَضْمَضَ وَاسْتَنْثَرَ ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ غَسَلَ يَدَهُ الْيُمْنَى إِلَى الْمِرْفَقِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ غَسَلَ يَدَهُ الْيُسْرَى مِثْلَ ذَلِكَ ثُمَّ مَسَحَ رَأْسَهُ ثُمَّ غَسَلَ رِجْلَهُ الْيُمْنَى إِلَى الْكَعْبَيْنِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ غَسَلَ الْيُسْرَى مِثْلَ ذَلِكَ ثُمَّ

قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ تَوَضَّأَ نَحْوَ وُضُوئِي هَذَا ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ تَوَضَّأَ نَحْوَ وُضُوئِي هَذَا ثُمَّ قَامَ فَرَكَعَ رَكْعَتَيْنِ لَا يُحَدِّثُ فِيهِمَا نَفْسَهُ غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ».

قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَكَانَ عُلَمَاؤُنَا يَقُولُونَ هَذَا الْوُضُوءُ أَسْبَغُ مَا يَتَوَضَّأُ بِهِ أَحَدٌ لِلصَّلَاةِ

Humran, the freed slave of Uthman, said: Uthman ibn Affan called for ablution water and this is how he performed the ablution. He washed his hands thrice. He then rinsed his mouth and cleaned his nose with water (three times). He then washed his face three times, then washed his right arm up to the elbow three times, then washed his left arm like that, then wiped his head; then washed his right foot up to the ankle three times, then washed his left foot like that, and then said: I saw the Messenger of Allah (sallallahu alayhi wa sallam) perform ablution like this ablution of mine.

Then the Messenger of Allah (sallallahu alayhi wa sallam) said: He who performs ablution like this ablution of mine and then stood up (for prayer) and offered two rakahs of prayer without allowing his thoughts to be distracted, all his previous sins are expiated.

Ibn Shihab said: Our scholars remarked: This is the most complete of the ablutions performed for prayer.

হারমালাহ ইবনু ইয়াহইয়া (রহঃ) ..... ইবনু উমর (রাযিঃ) এর সূত্রে নবী সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়া সাল্লাম থেকে ওয়াকিদ এর সূত্রে শু'বার বর্ণিত হাদীসের অনুরূপ বর্ণনা করেছেন।

عبد اللہ بن وہب نے کہا : ہمیں عمر بن محمد نے حدیث بیان کی کہ ان کے والد نے انہیں حضرت ابن عمر ‌رضی ‌اللہ ‌عنہ ‌ ‌ کے حوالے سے نبی ﷺ سے اسی طرح حدیث بیان کی جس طرح شعبہ نے واقد سے بیان کی ہے ۔

Bana Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti (Dedi ki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. Dedi ki: Bana Ömer b. Muhammed'in rivayetine göre babası kendisine (Abdullah) İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işitmiş olmak üzere Şu'be'nin Vakıd'dan rivayet ettiği hadisin mislini rivayet etmiş. NEVEVİ ŞERHİ: (220, 221, 222 ve 223 numaralı hadisler için) Nebi (Sallallahu aleyhi ve Selleml'in: "Benden sonra birbirinizin boynunu vuran kafirler olarak gerisin geri dönmeyin" buyruğu yedi şekilde açıklanmıştır: 1- Bundan kasıt haksız yere öldürmeyi helal kabul eden kişi hakkında küfürdür.

2- Maksat nimetin ve İslam'ın hakkının inkarıdır. 3- Böyle bir günah küfre yakınlaştırır ve oraya kadar ulaştırır. 4- Bu iş kafirlerin işine benzer. 5- Maksat gerçek manasıyla küfürdür. Yani benden sonra kafir olmayın, Müslüman kalmaya devam edin, demektir. 6- Hattabi ve başkalarının naklettiğine göre kafirlerden maksat, silahlanarak tekeffür edenler {örtünenler)dir çünkü kişi silahını giyindiği vakit "adam silahıyla tekeffür etti" denilir.

Ezheri, Tehzibu'l-luga adlı eserinde silah giyinip kuşanmış kimseye de kafir denilir, demiştir. 7- Hattabi'nin dediğine göre manası: Birbirinize kafir diyerek birbiriniz ile savaşmayı helal görmeyin. 8- En güçlü görüş dördüncüsüdür. Kadı Iyaz (rahimehullah)'ın tercih ettiği açıklama da odur. Rivayette "( '-:-' ~): Vurarak" anlamındaki lafız be harfi ötreli gelmiştir.

Doğrusu da budur. Öncekiler de, sonrakiler de bunu böyle rivayet etmişlerdir. Bu şekildeki bir okuyuş ile burada kasıt doğru olarak anlaşılır. Kadı Iyaz (rahimehullah) ise bazı ilim adamlarının bu kelimeyi be harfini sakin olarak zaptettiklerini nakletmektedir. O der ki: Bu, manaya itibar ederek böyle okunmuştur. Doğrusu ötrelidir.

Derim ki: Ebu'l-Beka el-Ukberi de be harfinin cezm edilmesi şart zamirinin takdiren varlığını kabul ederek caizdir. Yani eğer dönerseniz birbirinizin boynunu vurursunuz demek olur. Allah en iyi bilendir. Allah Rasulünün (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Benden sonra kafir/er olarak gerisin geri dönmeyin" buyruğu hakkında Kadı Iyaz (2/55) şöyle diyor: esSuberi dedi ki: Durduğum bu yerimden ayrıldıktan sonra bu hale gelmeyiniz, demektir.

Bu sözleri Veda haccında Mina'da kurban bayramı birinci (nahr) günü söylemişti, ya da benden sonra yani benim arkamdan böyle olmayın. Bu da kendi aranızda benim size verdiğim emirlerden farklı bir şekilde bana halef almayınız. Yahut Allah Rasulü hayatında bu halin gerçekleşmeyeceğinden emin olduğu için ölümünden sonra da bu hale düşmemelerini emretmiştir.

Allah Rasulünün "insanlara dinlemelerini söyle" buyruğu bu önemli hususları ve size bildirip, sorumluluklarını yükleyeceğim kuralları dinlemelerini kendilerine emret, demektir.

"Veda haccı"na bu ismin veriliş sebebi, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bu haccında insanlarla vedalaşmış olması, bu hacda verdiği hutbesinde kendilerine dinlerinin emirlerini öğretip, yine bu haccında hazır bulunmayanlara şeriatı tebliğ etmelerini tavsiye etmiş olmasıdır. Bu maksatla: "Sizden hazır bulunanlar bulunmayanlara tebliğ etsin" buyurmuştu.

Rivayette bu hacca verildiği bilinen isim ha harfi fethalı olarak "Haccetu'l-Veda" şeklindedir. elHerevi ve diğer dilbilginleri ise Araplardan duyulmuş şekliyle çoğul "haclar" kelimesinin tekili ha harfi kesreli olarak "hicce" şeklidir ama kıyas bunun fethalı gelmesidir çünkü bu bir defa haccetmek anlamını ifade eden "merre" ismidir yoksa heyet ismi değildir ki kesreli gelsin.

Dilbilginleri der ki: Sema yoluyla kesreli okunması, kıyas yoluyla da fethalı okunması caizdir. "Vah size! -yahut: vay size dedi-" Kadı Iyaz dedi ki: Bunlar Arapların şaşkınlık ve acımak anlamında kullandıkları iki kelimedir.

Sibeveyh dedi ki: Veyl (vay) helak olacak bir hale düşen kimse için kullanılan bir kelimedir. "Veyh (vah)" ise merhamet bildiren bir kelimedir. Ondan ayrıca nakledildiğine göre "veyh (vah)" helak olmaya yaklaşmış kimseyi vazgeçirmek, azarlamak için kullanılır demiştir. Başkası da: Bu iki lafızia helak olması için beddua kastedilmez.

Aksine ona acımak ve şaşkınlık ifade etmek için kullanılırlar. Ömer b. el-Hattab (r.a.)'dan vah (veyh) şefkat ve merhamet bildiren bir kelimedir dediği nakledilmiştir.

(2/56) el-Herevi dedi ki: Veyh, helak olan fakat helak olmayı hak etmeyen kimse için kullanılır. Ona bu lafızia merhamet duygusu dile getirilip, onun için ağıt yakılır. Veyl (vay) kelimesi ise onu hak eden kimse için kullanılır ve ona merhamet edilmez (rahmet ile dua edilmez). Bu baptaki senetleri ele alacak olursak, Ali b. Mudrik'te mim harfi ötreli, dal harfi sakin, re kesrelidir.

Ebu Zur'a b. Amr b. Cerir'in adı hususunda meşhur olan bir görüş ayrılığı vardır. Bunu İman kitabının baş taraflarında sözkonusu ettik. Adının Herim, Amr, Abdurrahman, Ubeyd olduğu da söylenmiştir. Senette Vakid b. Muhammed de vardır. Daha önce Buhari ve Müslim'in Sahihlerinde fe harfi ile "Vafid" adının bulunmadığını belirtmiş idik. Doğruyu en iyi bilen Allah'tır

Sahih Muslim 226a, Book 2, The Book of Purification, Hadith 5. 1 min read

What it means

'Uthmān ibn' Affān (may Allah be pleased with him) practically taught the Prophet's manner of ablution to make it clearer. He asked for water in a vessel and poured water on his hands three times. After that, he entered his right hand into the vessel, took water with it, put it in his mouth and let it out. Then, he sniffed water into his nose and then blew it out.

Then, he washed his face three times and then washed his forearms up to the elbows three times. Then, he passed his wet hand over his head once. Then, he washed his feet along with the ankles three times. When he (may Allah be pleased with him) finished, he informed them that he saw the Prophet (may Allah's peace and blessings be upon him) perform ablution like that ablution and that he (may Allah's peace and blessings be upon him) gave them glad tidings that whoever performs ablution like his ablution and offers two Rak'ahs, with presence of mind and humility before his Almighty Lord, Allah will recompense him for this complete ablution and this sincere prayer by forgiving his past sins.

What it teaches

  • It is recommended to wash the hands before inserting them into the vessel at the beginning of ablution, even if one is not awake from sleep. If one is awake from a night's sleep, washing his hands is obligatory.
  • A mentor should adopt the best approach whereby the learner can understand knowledge and absorb it in a better way. An example is to teach others by action.
  • A praying person should repel the thoughts related to worldly preoccupations, for the perfection and completion of prayer lies in the presence of the mind. Indeed, thoughts cannot be avoided altogether, but he should make an effort against them and not follow them.
  • It is recommended to begin with the right side in ablution.
  • It is prescribed to follow the order between rinsing the mouth, sniffing water into the nostrils and blowing it out.
  • It is recommended to wash the face, hands, and feet three times. It is obligatory to wash them at least once.
  • Forgiving the past sins results from two things together: performing ablution and offering two Rak‘ahs, in the manner demonstrated in the Hadīth.
  • Each organ of the organs of ablution has a boundary: The boundary of the face extends from the hairline to the lower end of the beard and chin, lengthwise, and from ear to ear, breadthwise. The boundary of the hand extends from the fingertips to the elbow, i.e. the joint between the forearm and the upper arm. The boundary of the head extends from the hairline on the face's sides to the upper neck. Wiping the ears is part of the head. The boundary of the foot includes the whole foot along the joint between it and the leg.

From the Encyclopedia of Translated Prophetic Hadiths, hadeethenc.com.

The chain

Who passed it on, from Imam Muslim back to the one who was there.

  1. 1Imam MuslimCompiler, died 261 AH
  2. 2Ahmad ibn Amr ibn as-SarhTold me, Fourth generation, died 249 AH
  3. 3Harmalah ibn YahyaWith, Fourth generation, died 243 AH
  4. 4Abdullah ibn WahbInformed us, Third generation, died 197 AH
  5. 5Yunus ibn Yazid al-AyliFrom, Third generation, died 152 AH
  6. 6Ibn Shihab az-ZuhriFrom, Successor, died 123 AH
  7. 7Ata ibn YazidThat, Successor, died 105 AH
  8. 8Humran ibn AbanThat, Successor, died 71 AH
  9. 9Uthman ibn AffanThat, Companion, died 35 AH

Read this in the app

Sahih Muslim 226a and the rest of the library, offline, with Bengali, Urdu, Indonesian or Turkish under the English.

Get the app

The Hadith and the Qur'an.
On your phone, offline.

Seventeen collections, the whole Qur'an and Identify, free in the app.