وَحَدَّثَنِي زِيَادُ بْنُ يَحْيَى الْحَسَّانِيُّ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، (يَعْنِي ابْنَ وَرْدَانَ) حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ
قَالَ خَطَبَنَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَوْمَ أَضْحًى (قَالَ) فَوَجَدَ رِيحَ لَحْمٍ فَنَهَاهُمْ أَنْ يَذْبَحُوا قَالَ: «مَنْ كَانَ ضَحَّى فَلْيُعِدْ». ثُمَّ ذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِهِمَا
The Messenger of Allah (sallallahu alayhi wa sallam) addressed us on the day of Id al-Adha. He smelt the odour of flesh and he prohibited them from slaughtering (the animals before the Id prayer), saying: He who slaughtered the animals (before the Id prayer) should do that again (as it is not valid as a sacrifice).
ইসহাক ইবনু ইবরাহীম, হারূন ইবনু আবদুল্লাহ (রহঃ) ..... উভয়ে একই সানাদে ইবনু জুরায়জ (রাযিঃ) থেকে অনুরূপ বর্ণনা করেছেন। (ইসলামী ফাউন্ডেশন ১৮৩২, ইসলামীক সেন্টার)
محمد بن بکر اور ضحاک بن مخلددونوں نے بن جریج سے اسی سند کے ساتھ ( سابقہ ) حدیث بیان کی ۔
{….} Bize, bu hadîsi İshâk b. İbrâhîm dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekir haber verdi. H. Bize Hârûn b. Abdillâh dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Dahhâk b. Mahled rivayet etti. Bu râvîlerin ikisi de İbni Cüreyc'den bu isnâdla rivâyetde bulunmuşlardır. izah: Bu hadîsleri Buhârî «Kitâbü'l-Cumua» da; Ebû Dâvûd ile Nesâî «Kitâbü't-Tahâre» de tahrîc etmişlerdir.
Tıyb: Güzel koku. Dihnai: Kokulu veya kokusuz yağ demekdir. Hadîsdeki: «Bulabildiği kadar koku da sürünür.» cümlesi hakkında Kaadi Iyâz : «Bu cümle, bulabildiğini sürünmesi hususunda te'kîd İçin yahut çok sürünmek istediğini anlatmak için söylenmiş olabilir. Birinci mânâ daha zahirdir.» diyor. «Velev ki kadının kokusundan!...» cümlesi de bu mânâyı te'yîd etmektedir.
Çünkü kadına mahsûs olan kokuyu erkeklerin sürünmesi mekruhdur. O devirde bu koku renkli idi. Ve pek keskin değildi. Böyle bir kokunun erkeğe mubah kılınması: Koku sürünmenin bit'te'kîd matlûb olduğuna delildir. Görülüyor ki cuma günü cemaata eziyet verecek kerih kokuların her cihetle önüne geçmek emrolunmuştur. Cemaata ve meleklere eziyet verecek kerîh kokular ya terlemeden yahut ağızdan hâsıl olur.
Terlemeden hâsıl olan kokuyu gidermek için evvelâ yıkanmak, sonra bir de bulabildiği güzel kokuyu sürünmek; ağız kokusunu gidermek için de ağzı güzelce misvaklamak, emir buyurulmuşdur. Mânevi temizliğin yanısıra maddî temizliğe de bu derece ehemmiyet veren başka bir dîn bilmiyoruz. Tâvûs'un, Hz. İbni Abbâs'a: «Şayet ailesi nezdinde güzel koku yahut yağ varsa, ondan da sürünür mü?»
diye sorması «hadîsin metninde bu ibare de yokmuydu?» manasınadır. İbni Abbâs (Rûdiyallahû anh) bunun hadîsden olup olmadığını hatırlayamarmşdır