حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ حَبِيبٍ، وَعَلِيُّ بْنُ الْمُنْذِرِ، قَالُوا: حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، حَدَّثَنَا عَطَاءُ بْنُ السَّائِبِ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ
قَالَ جَدَبَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ السَّمَرَ بَعْدَ الْعِشَاءِ. قَالَ ابْنُ مَاجَهْ يَعْنِي زَجَرَنَا عَنْهُ نَهَانَا عَنْهُ
“The Messenger of Allah (sallallahu alayhi wa sallam) rebuked us for staying up (talking) after the Isha.”
আবদুল্লাহ ইবনু মাসঊদ (রাঃ) থেকে বর্ণিত। তিনি বলেন, রাসূলুল্লাহ সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম এশার সালাতের পর আমাদের নৈশালাপ নিষেধ করতেন অর্থাৎ কঠোরভাবে নিষেধ করতেন।
عبداللہ بن مسعود رضی اللہ عنہ کہتے ہیں کہ رسول اللہ صلی اللہ علیہ وسلم نے عشاء کے بعد بات چیت پر ہماری مذمت فرمائی یعنی اس پر ہمیں جھڑکا اور ڈانٹا ۱؎۔
Telah menceritakan kepada kami [Abdullah bin Sa'id] dan [Ishaq bin Ibrahim bin Habib] dan [Ali Ibnul Mundzir] mereka berkata; telah menceritakan kepada kami [Muhammad bin Fudlail] berkata, telah menceritakan kepada kami ['Atho` bin As Sa`ib] dari [Syaqiq] dari [Abdullah bin Mas'ud] ia berkata; "Rasulullah shallallahu 'alaihi wasallam melarang kami berbincang-bincang setelah isya, yakni mencela kami
Abdullah İbn-i Mes'ud (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yatsı namazından sonra konuşma yapmamızı kınamıştır. Yani bizi (konuşmaktan) men etmiştir." Not: Zevaidde: Bu isnadın ricalı sıkadırIar. İsnadın her hangi bir illetini bilemiyeceğim. Ancak ravi Ata' bin es-Saib, ihtilat’a düştükten (rivayetleri birbirine karıştırdıktan) sonra Muhammed bin Fudayl ondan rivayette bulunmuştur.
(Burada Ata'nın ravisi Muhammed bin Fudayl'dır.) denilmiştir. AÇIKLAMA : Semer: Geceleyin konuşmaktır. Bazı raviler, bu kelimeyi "Semr" olarak rivayet etmişlerdir. Kelimenin asıl manası: 'Ay ışığı'dır. Araplar geceleyin ay ışığında konuşurlardı. Onun için bu konuşmaya ''Semer'' veya ''Semr'' denilmiştir. ''ecdebe'' fiili: 'Ayıpladı, kınadı, yerdi' ve başka manalara gelir.
Burada ayıplamak ve kınamak manasında kullanılmıştır. Kütüb-i Sitte sahiplerinden yalnız müelIifin rivayet ettiği anlaşılan 702 ve 703 nolu hadisler Kütüb-i Sitte sahiplerinin rivayet ettikleri 701 nolu hadisin hükmünü te'yid eder mahiyettedirIer