Get the app

Sahih al-Bukhari 7154

Anas ibn Malik said to a woman of his family, “Do you know such-and-such a woman?” She replied, “Yes.” He said, “The Prophet (sallallahu alayhi wa sallam) passed by her while she was weeping over a…

Anasnarrated it
Sahihgraded sahih
6names in the chain
Read Bukhari 7154 in the appOffline, in the WhatSurah app. Free.Get the app

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا ثَابِتٌ الْبُنَانِيُّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ

يَقُولُ لاِمْرَأَةٍ مِنْ أَهْلِهِ تَعْرِفِينَ فُلَانَةَ قَالَتْ: نَعَمْ. قَالَ: فَإِنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَرَّ بِهَا وَهْىَ تَبْكِي عِنْدَ قَبْرٍ فَقَالَ: «اتَّقِي اللَّهَ وَاصْبِرِي».

فَقَالَتْ إِلَيْكَ عَنِّي، فَإِنَّكَ خِلْوٌ مِنْ مُصِيبَتِي. قَالَ فَجَاوَزَهَا وَمَضَى فَمَرَّ بِهَا رَجُلٌ فَقَالَ: مَا قَالَ لَكِ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ.

قَالَتْ: مَا عَرَفْتُهُ قَالَ إِنَّهُ لَرَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ فَجَاءَتْ إِلَى بَابِهِ فَلَمْ تَجِدْ عَلَيْهِ بَوَّابًا فَقَالَتْ: يَا رَسُولَ اللَّهِ وَاللَّهِ مَا عَرَفْتُكَ.

فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِنَّ الصَّبْرَ عِنْدَ أَوَّلِ صَدْمَةٍ»

Anas ibn Malik said to a woman of his family, “Do you know such-and-such a woman?” She replied, “Yes.” He said, “The Prophet (sallallahu alayhi wa sallam) passed by her while she was weeping over a grave, and he said to her, ‘Be afraid of Allah and be patient.’

The woman said (to the Prophet (sallallahu alayhi wa sallam)). ‘Go away from me, for you do not know my calamity.’” Anas added, “The Prophet (sallallahu alayhi wa sallam) left her and proceeded.

A man passed by her and asked her, ‘What has the Messenger of Allah (sallallahu alayhi wa sallam) said to you?’ She replied, ‘I did not recognize him.’ The man said, ‘He was the Messenger of Allah (sallallahu alayhi wa sallam).’”

Anas added, “So that woman came to the gate of the Prophet (sallallahu alayhi wa sallam) and she did not find a gate-keeper there, and she said, ‘O Messenger of Allah (sallallahu alayhi wa sallam)! By Allah. I did not recognize you!’

The Prophet (sallallahu alayhi wa sallam) said, ‘No doubt, patience is at the first stroke of a calamity.’”

সাবিত বুনানী (রহ.) হতে বর্ণিত। তিনি বলেন, আমি আনাস ইবনু মালিক (রাঃ)-কে তাঁর পরিবারের একজন মহিলাকে এ মর্মে বলতে শুনেছি যে, তুমি কি অমুক মহিলাকে চেন? সে বলল, হ্যাঁ।

আনাস (রাঃ) বললেন, একবার নবী সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম তাঁর নিকট দিয়ে যাচ্ছিলেন। সে তখন একটি কবরের পাশে কাঁদছিল। নবী সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম তাঁকে বললেনঃ আল্লাহকে ভয় কর এবং ধৈর্য ধারণ কর।

তখন সে বলল, আমার নিকট হতে সরে যাও, কেননা, তুমি আমার বিপদ থেকে মুক্ত। আনাস (রাঃ) বলেন, নবী সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম তাঁকে অতিক্রম করে চলে গেলেন। এ সময় অপর লোক তার পাশ দিয়ে যাচ্ছিল।

সে তাকে জিজ্ঞেস করল, রাসূলুল্লাহ্ সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম তোমাকে কী বললেন। মহিলাটি বলল, আমি তো তাঁকে চিনতে পারিনি। লোকটি বলল, ইনিই তো রাসূলুল্লাহ্ সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম।

তিনি বললেন, পরে সে (মহিলাটি) রাসূলুল্লাহ্-এর দরজায় এল। তবে দরজায় কোন দ্বাররক্ষী দেখতে পেল না। তখন সে বলল, হে আল্লাহর রাসূল! আল্লাহর শপথ! আমি আপনাকে চিনতে পারিনি। নবী সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম বললেনঃ আঘাতের প্রথম চোটেই ধৈর্য ধারণ করতে হয়। [১২৫২]

ہم سے اسحاق نے بیان کیا، کہا ہم کو عبدالصمد نے خبر دی، کہا ہم سے شعبہ نے، کہا ہم سے ثابت البنانی نے بیان کیا، ان سے انس بن مالک رضی اللہ عنہ نے کہ وہ اپنے گھر کی ایک عورت سے کہہ رہے تھے فلانی کو پہچانتی ہو؟

انہوں نے کہا کہ ہاں۔ بتلایا کہ نبی کریم صلی اللہ علیہ وسلم اس کے پاس سے گزرے اور وہ ایک قبر کے پاس رو رہی تھی۔ نبی کریم صلی اللہ علیہ وسلم نے فرمایا کہ اللہ سے ڈر اور صبر کر۔

اس عورت نے جواب دیا۔ آپ میرے پاس سے چلے جاؤ، میری مصیبت آپ پر نہیں پڑی ہے۔ بیان کیا کہ نبی کریم صلی اللہ علیہ وسلم وہاں سے ہٹ گئے اور چلے گئے۔

پھر ایک صاحب ادھر سے گزرے اور ان سے پوچھا کہ نبی کریم صلی اللہ علیہ وسلم نے تم سے کیا کہا تھا؟ اس عورت نے کہا کہ میں نے انہیں پہچانا نہیں۔

ان صاحب نے کہا کہ وہ رسول اللہ صلی اللہ علیہ وسلم تھے۔ پھر وہ عورت نبی کریم صلی اللہ علیہ وسلم کی خدمت میں حاضر ہوئی۔ انہوں نے آپ کے یہاں کوئی دربان نہیں پایا پھر عرض کیا: یا رسول اللہ! میں نے آپ کو پہچانا نہیں ( تھا ) ۔ نبی کریم صلی اللہ علیہ وسلم نے فرمایا کہ صبر تو صدمہ کے شروع میں ہی ہوتا ہے۔

Telah menceritakan kepada kami [Ishaq bin Manshur] Telah mengabarkan kepada kami [Abdushshamad] Telah menceritakan kepada kami [Syu'bah] telah menceritakan kepada kami [Tsabit Al Bunani] mengatakan, aku mendengar [Anas bin Malik] berkata kepada seorang wanita dari keluarganya; 'Apakah kamu kenal si wanita A? ' 'Tahu' Jawabnya. Anas melanjutkan; sesungguhnya Nabi shallallahu 'alaihi wasallam pernah melewati wanita itu saat ia menangis di suatu kuburan, lantas beliau menasehatinya: 'Bertakwalah kepada Allah, dan bersabarlah!

' Si wanita itu malah menjawab; 'Sana kau menjauh, sebab kamu tidak mengalami seperti musibahku ini! ' Kata Anas, Nabi pun segera menjauh dan pergi. Lantas ada seseorang yang melewati wanita itu seraya mengatakan; 'Apa yang disabdakan Rasulullah kepadamu?

' Si wanita tadi menjawab; 'Saya tidak tahu kalau orang tadi Rasulullah.' laki-laki itu mengatakan; "Orang tadi itu Rasulullah.!" Anas berkata; si wanita terus datang ke pintu rumah Nabi dan ia tidak menemukan seorang penjaga pintunya, lantas mengatakan; 'Wahai Rasulullah, Demi Allah, aku mengenalmu!

' Lantas Nabi shallallahu 'alaihi wasallam bersabda; "Kesabaran itu terlihat pada saat pertama kali benturan

Sabit el-Bünanı'nin nakline göre Enes b. Malik kendi ailesinden bir kadına hitaben "Sen filanca kadını tanıyor musun?" diye sordu. O kadın "Evet" dedi. Enes şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, O kadın bir kabir yanında ağlamakta iken ona uğradığı ve "Allah'tan kork ve sabret!"

buyurdu. Kadın "Benden uzak dur! Çünkü sen benim başıma gelen musibeti bilmiyorsunı" dedi. Enes dedi ki: Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem O kadını bırakıp, yoluna devam etti. Arkasından o kadına bir adam rastladı ve "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sana ne söyledi?"

dedi. Kadın "Ben onu tanımadım" dedi. O kişi "Haberin olsun O, Allah'ın Resulüdür" dedi. Enes dedi ki: Durumu öğrenen kadın Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kapısına geldi de kapının önünde hiçbir (perdedar, bekçi veya) muhafızla karşılaşmadı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e "Ya Resulallah!

Allah'a yemin ederim ki seni tanıyamadım" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona "Sabır musibetin ilk darbesinin geldiği anda olan sabırdır. " buyurdu. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Sabır musibetin ilk darbesinin geldiği anda olan sabırdır." Bu hadisin geniş bir açıklaması Cenaiz bölümünde "Kabir Ziyareti" başlığı altında geçmişti.

............. ileyke annı" çekil ve beni kendi halime bırak demektir. Kadının: ").>- ,$L; şeklindeki ifadesi, "sen benim üzüntü ve kederimi yaşamıyorsun" demektir. Mühelleb şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kapısında düzenli ve sürekli bir muhafız yoktu. Dolayısıyla Menakıb Bölümünde Ebu Musa'nın Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kuyunun etrafında oturmak için yapılmış yere oturduğunda ona kapıcılık yaptığı yolundaki ifadesi ile bu hüküm çürütülemez.

Mühelleb şöyle devam eder: Bu iki rivayet i birbiriyle uzlaştırmak mümkündür: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ailesiyle ilgili bir işle meşgulolmadığında veya kendisiyle ilgili bir işi kendi başına yapmadığında halkla arasındaki perdeyi kaldırır ve kendisinden bir şeyler isteyecek olan kimseler için ortaya çıkardı. Taberi şöyle demiştir: Nikah Bölümünde geçtiği üzere Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir ay süreyle hanımlarının yanına girmeyeceğine yemin ettiğinde elEsved Ömer için izin istemişti.

İşte bu hadis, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kendi nefsiyle başbaşa kaldığında kapıcı (muhafız) edindiğini göstermektedir. Böyle olmasaydı Ömer kendisi için izin istemez ve "Ya Rebah! Benim için izin iste!" demeye ihtiyaç duymazdı. Bizce Hz. Ömer'in İzin isteme sebebi, kızı dolayısıyla Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kendisine kızmış olmasından endişe duyması ve huzuruna girme izni isteyerek bu konuyu araştırmak istemesi olabilir.

Kendisine izin verilince endişesi yatışmış ve daha önce açıklaması geçtiği üzere rahat konuşmuştur. Hakimin muhafız tutmasının meşru olup olmadığı noktasında bilginler ihtilaf etmişlerdir. İmam Şafil ve bir grup bilgin hakimin muhafız edinmesi uygun değildir demişlerdir. Başkaları ise bunun caiz olduğu kanaatine varmışlardır. Birinci görüş insanların sükunet içinde oldukları, hayır üzere birleştikleri ve hakime itaat ettikleri zamanlarda sözkonusudur denilmiştir.

Başka bilginler ise şöyle derler: Tam tersine bir hakimin bu zamanlarda davacı ve davalıları sıraya koyması, arsızlık edenlere engelolup, kötüleri etkisiz hale getirmesi için muhafız tutması müstehaptır. İbnü't-Tın'in nakline göre Davudl şöyle demiştir: Bazı hakimlerin muhafızların sert davranması, davacı ve davalılar için kart uygulaması getirmeleri, selef alimlerinin uygulamalarından değildir.

Muhafız edinme meselesine gelince, bu Abbas ve Ali ile Ömer'in çekişmesi olayında sabittir. Zira onun Yerfe adında bir muhafızı vardı. Bu konu Humus bölümünde açık olarak geçmişti. Alimlerden bunun caizliğini hakimin insanlar arasında hüküm vermek için oturduğu vaktin dışıyla kayıtlayanlar olduğu gibi, daha önce geçtiği üzere caizliği genel kılanlar da vardır.

Kartlara gelince İbnü't-Tın şöyle demiştir: Davudl'nin bu kelimeden maksadı üzerinde olup bitenlerin yer aldığı kartlar ise bu sahihtir. Yani böyle bir uygulama sonradan olmuştur. İbnü't-TIn şöyle devam eder: Daha önce gelenin davasına bakmaya başlamak için kimin önce geldiğinin yazıldığı kartlara gelince, bu hüküm de adalete girer.

Bir başka alim şöyle demiştir: Kapıcı veya muhafızın vazifesi gelen kimsenin durumu hakkında -özellikle eşraftan ise- hakime bilgi vermektir. "Zira muhtemeldir ki o kişi davacı veya davalı olarak gelmiştir, hakim ise onun ziyarete geldiğini zanneder ve kendisine hakkını ikram kabilinden verir. Oysa davalı veya davacı olarak gelene bu şekilde hak vermek caiz değildir.

Hakime bu konuda haber vermek ya sözle ya da yazıyla olur. Sürekli muhafız tutmak mekruhtur. Bazen haram olabilir. Ebu Davud ve Tirmizi'nin ceyyid bir isnadla nakillerine göre Ebu Meryem el-Esedi Muaviye'ye şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'dan Sallallahu Aleyhi ve Sellem işittim şöyle diyordu: ''Allah, bir kimseyi insanların işiyle ilgili bir göreve getirir de o kişi onların ihtiyaçlarını göreceğine gizlenirse Yüce Allah da kıyamet günü onun ihtiyacını görmeyip, gizlenir."lol Bu hadis insanlar arasında hakimlik görevine gelip de herhangi bir mazereti olmaksızın onlardan gizlenen kimseye karşı ağır bir tehdit içermektedir.

Zira böyle bir hareket hakları sahiplerine ulaştırılmayı geciktirir veya büsbütün zayi eder. Bilginler, mahkemede ilk müracaat edenden başlayarak sırayla gidilmesi, yolculuk halinde olana -özellikle yolcu, arkadaşlarından geri kalacağından korkuyorsa- mukime göre öncelik tanınmasının müstehab olduğu noktasında ittifak etmişlerdir.

Yine kapıcı veya muhafız tutan hakimin bunu güvenilir, iffetli, emanete riayet eden, arif, güzel ahlaklı, insanların değerini bilen kişiler arasından seçmesi gerektiği noktasında da ittifak etmişlerdir

Sahih al-Bukhari 7154, Book 93, Judgments (Ahkaam), Hadith 18. 1 min read

What it means

The Prophet (may Allah's peace and blessings be upon him) passed by a woman at the grave of her son who had died. She used to love him dearly and could not keep herself from going out to his grave and crying there. When the Prophet (may Allah's peace and blessings be upon him) saw her, he commanded her to fear Allah and be patient.

She said: "Leave me alone, for you have not been afflicted with a calamity like mine." Then, it was said to her that this man was the Messenger of Allah (may Allah's peace and blessings be upon him). So, she felt regret and went to the door of the Messenger of Allah (may Allah's peace and blessings be upon him) where there were no doormen to prevent people from entering.

She said: "I did not recognize you." The Prophet (may Allah's peace and blessings be upon him) then informed her that true patience, which one is rewarded for, is what he shows at the first strike of a calamity.

From the Encyclopedia of Translated Prophetic Hadiths, hadeethenc.com.

The chain

Who passed it on, from Imam al-Bukhari back to the one who was there.

  1. 1Imam al-BukhariCompiler, died 256 AH
  2. 2إِسْحَاقُTold us
  3. 3Abd as-Samad ibn Abd al-WarithInformed us, Third generation, died 206 AH
  4. 4Shubah ibn al-HajjajTold us, Third generation, died 160 AH
  5. 5Thabit al-BunaniTold us, Successor, died 122 AH
  6. 6Anas ibn MalikFrom, Companion, died 90 AH

Read this in the app

Sahih al-Bukhari 7154 and the rest of the library, offline, with Bengali, Urdu, Indonesian or Turkish under the English.

Get the app

The Hadith and the Qur'an.
On your phone, offline.

Seventeen collections, the whole Qur'an and Identify, free in the app.