حَدَّثَنَا ابْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ
بِهَذَا وَقَالَتْ دَخَلَ عَلَىَّ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَوْمًا وَقَالَ: «يَا عَائِشَةُ مَا أَظُنُّ فُلَانًا وَفُلَانًا يَعْرِفَانِ دِينَنَا الَّذِي نَحْنُ عَلَيْهِ»
Aishah said “The Prophet (sallallahu alayhi wa sallam) entered upon me one day and said, ‘O Aishah! I do not think that so-and-so and so-and-so know anything of our religion which we follow.’”
ইয়াহ্ইয়া ইবনু বুকায়র (রহ.) হতে বর্ণিত। তিনি বলেন, লায়স আমাদের কাছে উক্ত হাদীস বর্ণনা করেন। (এতে রয়েছে) ‘আয়িশাহ (রাঃ) বলেন, একদিন নবী সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম আমার নিকট এসে বললেনঃ হে ‘আয়িশাহ! অমুক অমুক লোক আমাদের দ্বীন, যার উপর আমরা রয়েছি, সে সম্পর্কে কিছু জানে বলে আমি ধারণা করি না। [৬০৬৭]
ہم سے یحییٰ بن بکیر نے کیا، کہا ہم سے لیث بن سعد نے یہی حدیث نقل کی اور (اس میں یوں ہے کہ) عائشہ رضی اللہ عنہا نے بیان کیا کہ ایک دن نبی کریم صلی اللہ علیہ وسلم میرے یہاں تشریف لائے اور فرمایا عائشہ میں گمان کرتا ہوں کہ فلاں فلاں لوگ ہم جس دین پر ہیں اس کو نہیں پہچانتے۔
Telah menceritakan kepada kami [Sa'id bin 'Ufair] telah menceritakan kepada kami [Al Laits] dari ['Uqail] dari [Ibnu Syihab] dari ['Urwah] dari [Aisyah] dia berkata; Nabi shallallahu 'alaihi wasallam bersabda: "Saya tidak mengira seandainya fulan dan fulan mengetahui agama kita sedikitpun." Al Laits mengatakan; "Dua orang itu adalah dari orang-orang Munafik."
Telah menceritakan kepada kami [Yahya bin Bukair] telah menceritakan kepada kami [Al Laits] dengan (sanad) ini, Aisyah mengatakan; "Pada suatu hari Nabi shallallahu 'alaihi wasallam masuk menemuiku, lalu beliau bersabda: "Wahai Aisyah, aku menyangka ternyata fulan dan fulan tidak mengetahui perkara agama yang kita berada di atasnya
Leys'den bu sened ile: "Aişe dedi ki: Bir gün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem odama girdi ve: Ey Aişe, ben filan ve filan'ın üzerinde bulunduğumuz bu dinimizi bildiklerini zannetmiyorum, buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Caiz olan zan". Başlıktan anlaşılan şudur: Hadiste sözü geçen hallerin benzeri, yasak kılınmış zan türünden değildir.
Çünkü bu, sözü edilen iki adamın durumu gibi olan kimselerden sakındırmak maksadı ile söylenmiştir. Yasak zan ise dini ve ırzı (namus, şeref ve haysiyeti) itibariyle her türlü kusurdan uzak, Müslüman bir kimse hakkında kötü zan beslemektir. İbn Ömer de şöyle demiştir: Bizler, bir adamın yatsı namazı cemaatine katılmadığını görecek olursak, onun hakkında kötü zan beslerdik.
Yani bu ancak kötü bir durum sebebiyle cemaate katılamamıştır. Ya bedeninde kötü bir hal vardır yahut dininde diye