Get the app

Sahih al-Bukhari 4652

When the Verse: “If there are twenty steadfast amongst you, they will overcome two hundred.” (Al-Anfal 8:65) was revealed, then it became obligatory for the Muslims that one (Muslim) should not flee…

Ibn Abbasnarrated it
Sahihgraded sahih
5names in the chain
Read Bukhari 4652 in the appOffline, in the WhatSurah app. Free.Get the app

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رضى الله عنهما

لَمَّا نَزَلَتْ «إِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ عِشْرُونَ صَابِرُونَ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِ» فَكُتِبَ عَلَيْهِمْ أَنْ لَا يَفِرَّ وَاحِدٌ مِنْ عَشَرَةٍ فَقَالَ سُفْيَانُ غَيْرَ مَرَّةٍ أَنْ لَا يَفِرَّ عِشْرُونَ مِنْ مِائَتَيْنِ ثُمَّ نَزَلَتِ «الآنَ خَفَّفَ اللَّهُ عَنْكُمُ» الآيَةَ، فَكَتَبَ أَنْ لَا يَفِرَّ مِائَةٌ مِنْ مِائَتَيْنِ زَادَ سُفْيَانُ مَرَّةً نَزَلَتْ «حَرِّضِ الْمُؤْمِنِينَ عَلَى الْقِتَالِ إِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ عِشْرُونَ صَابِرُونَ».

قَالَ سُفْيَانُ وَقَالَ ابْنُ شُبْرُمَةَ وَأُرَى الأَمْرَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّهْىَ عَنِ الْمُنْكَرِ مِثْلَ هَذَا

When the Verse: “If there are twenty steadfast amongst you, they will overcome two hundred.” (Al-Anfal 8:65) was revealed, then it became obligatory for the Muslims that one (Muslim) should not flee from ten (non-Muslims).

Sufyan (the sub-narrator) once said, “Twenty (Muslims) should not flee before two hundred (non Muslims).” Then there was revealed: ‘But now Allah has lightened your (task).’ (Al-Anfal 8:66) So it became obligatory that one-hundred (Muslims) should not flee before two hundred (nonmuslims).

(Once Sufyan said extra, “The Verse: Urge the believers to the fight. If there are twenty steadfast amongst you (Muslims).” was revealed.) Sufyan said, “Ibn Shubruma said, ‘I see that this order is applicable to the obligation of enjoining good and forbidding evil.’”

ইবনু ‘আব্বাস (রাঃ) হতে বর্ণিত যে, (আল্লাহর বাণীঃ) إِنْ يَّكُنْ مِّنْكُمْ عِشْرُوْنَ صٰبِرُوْنَ يَغْلِبُوْا مِائَتَيْنِ যখন অবতীর্ণ হল। এরপর দশজন কাফিরের বিপরীত একজন মুসলিম থাকলেও পলায়ন না করা ফরয করে দেয়া হল। সুফ্ইয়ান ইবনু ‘উয়াইনাহ (রাঃ) আবার বর্ণনা করেন, দু’শ জন কাফিরের বিপক্ষে ২০ জন মুসলিম থাকলেও পলায়ন করা যাবে না।

তারপর অবতীর্ণ হল- اَلْئٰنَ خَفَّفَ اللهُ عَنْكُمْ وَعَلِمَ أَنَّ فِيْكُمْ ضَعْفًا فَإِنْ يَّكُنْ مِّنْكُمْ مِّائَةٌ صَابِرَةٌ يَّغْلِبُوْا مِائَتَيْنِ وَإِنْ يَّكُنْ مِّنْكُمْ أَلْفٌ يَّغْلِبُوْآ أَلْفَيْنِ بِإِذْنِ اللهِ ط وَاللهُ مَعَ الصّٰبِرِيْنَ-আল্লাহ এখন তোমাদের বোঝা হালকা করে দিয়েছেন এবং তিনি জানেন যে, তোমাদের মধ্যে দুর্বলতা আছে।

সুতরাং যদি তোমাদের মধ্যে একশ’ জন দৃঢ়পদ লোক থাকে তবে তারা দু’শ জনের উপর জয়লাভ করবে, আর তোমাদের মধ্যে এক হাজার থাকলে আল্লাহর হুকুমে তারা দু’হাজারের উপর জয়লাভ করবে। আর আল্লাহ আছেন দৃঢ়পদ লোকদের সঙ্গে। (সূরাহ আল-আনফাল ৮/৬৬) এরপর দু’শ কাফিরের বিপক্ষে একশ’জন মুসলিম থাকলে পালিয়ে না যাওয়া (আল্লাহ) ফরয করে দিলেন।

সুফ্ইয়ান ইবনু উয়াইনাহ (রহ.) একবার বর্ণনা করেছেন যে, (তাতে কিছু অতিরিক্ত আছে যেমন,) حَرِّضْ الْمُؤْمِنِيْنَ عَلَى الْقِتَالِ إِنْ يَّكُنْ مِّنْكُمْ عِشْرُوْنَ صَابِرُوْنَ অবতীর্ণ হল, সুফ্ইয়ান বলেন, ইবনু শুবরুমাহ বলেছেন, সৎ কাজের আদেশ ও অসৎ কাজের নিষেধ-এর ব্যাপারটাও আমি এমনই মনে করি। [৪৬৫৩]

ہم سے علی بن عبداللہ مدینی نے بیان کیا، کہا ہم سے سفیان ثوری نے بیان کیا، ان سے عمرو بن دینار نے اور ان سے ابن عباس رضی اللہ عنہما نے بیان کیا کہ جب یہ آیت نازل ہوئی «إن يكن منكم عشرون صابرون يغلبوا مائتين‏» کہ ”اگر تم میں سے بیس آدمی بھی صبر کرنے والے ہوں تو وہ دو سو پر غالب آ جائیں گے۔“ تو مسلمانوں کے لیے فرض قرار دے دیا گیا کہ ایک مسلمان دس کافروں کے مقابلے سے نہ بھاگے اور کئی مرتبہ سفیان ثوری نے یہ بھی کہا کہ بیس دو سو کے مقابلے سے نہ بھاگیں۔

پھر اللہ تعالیٰ نے یہ آیت اتاری «الآن خفف الله عنكم‏» ”اب اللہ نے تم پر تخفیف کر دی۔“ اس کے بعد یہ فرض قرار دیا کہ ایک سو، دو سو کے مقابلے سے نہ بھاگیں۔ سفیان ثوری نے ایک مرتبہ اس زیادتی کے ساتھ روایت بیان کی کہ آیت نازل ہوئی «حرض المؤمنين على القتال إن يكن منكم عشرون صابرون‏» کہ ”اے نبی مومنوں کو قتال پر آمادہ کرو۔

اگر تم میں سے بیس آدمی صبر کرنے والے ہوں گے۔“ سفیان ثوری نے بیان کیا اور ان سے عبداللہ بن شبرمہ ( کوفہ کے قاضی ) نے بیان کیا کہ میرا خیال ہے امر بالمعروف اور نہی عن المنکر میں بھی یہی حکم ہے۔

Telah menceritakan kepada kami ['Ali bin 'Abdullah] Telah menceritakan kepada kami [Sufyan] dari ['Amru] dari [Ibnu 'Abbas radliallahu 'anhuma] tatkala turun ayat: Jika ada dua puluh orang yang sabar diantaramu, niscaya mereka akan dapat mengalahkan dua ratus orang musuh. Dan jika ada seratus orang yang sabar diantaramu, niscaya mereka akan dapat mengalahkan seribu dari pada orang kafir… (Al Anfal: 65).

Maka diwajibkan kepada mereka tidak ada seorang pun yang lari dari sepuluh orang. Abu Sufyan berkali-kali mengatakan: 'Jangan sampai ada yang lari dua puluh orang dari dua ratus orang.' Kemudian turunlah ayat: Sekarang Allah telah meringankan kepadamu. (Al Anfal: 66). Maka diwajibkan jangan sampai ada yang lari sebanyak seratus orang dari dua ratus orang.

Sufyan menambahkan juga; telah turun ayat; Hai Nabi, kobarkanlah semangat para mukmin untuk berperang. Jika ada dua puluh orang yang sabar diantaramu... (Al Anfal: 65).

Sufyan berkata; dan Ibnu Syubrumah berkata; 'Aku melihat seperti inilah menyuruh kebaikan dan mencegah kemungkaran

İbn Abbas'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kafire) galip gelirler. Eğer sizden yüzkişi olursa ... " ayeti inince bir Müslümanın, on kişi karşısında kaçmaması onlara farz kılındı. Bir çok defasında Süfyan "Yirmi Müslümanın iki yüz kişiden kaçmaması [farz kılındı]," demiştir.

Sonra "Şimdi, Allah yükünüzü hafifletti, "(En'am 66) ayeti indi. Böylece yüz Müslümanın iki yüz kafirden kaçmaması farz kılındı. Bir defasında Süfyan şu ziyade ile hadisi nakletli: "Ey Nebi! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kafire) galip gelirler." Süfyan, İbn Şübrüme'nin şöyle söylediğini bildirmiştir: Kanaatime göre, emr-i bi'l-ma'ruf nehy-i ani'l-münker/iyiliği emredip kötülüğü yasaklamak da bunun gibidir.

Tekrar: 4653. Fethu'l-Bari Açıklaması: Ayet-i kerımede haber lafzı bulunmaktadır. Ancak bununla şu iki nedenden dolayı emir kastedilmiştir: 1- Şayet burada sırf haberı bir ifade kullanılmış olsaydı, haber verilen konular arasında çelişki olması gerekirdi. Kur'an için haber verilen konular arasında çelişki olması düşünülemez. Dolayısıyla haber formu, emir anlamında kullanıl" mıştır.

2- Tahfıf karinesi. Hafifletme, ancak tekliften sonra olur. Buradaki hafifletmeden maksat, hükmün tamamen ortadan kaldırılması değil de,' daha kolayı ile müminlerin sorumlu tutulmasıdır. Bir çok defasında Süfyan 'Yirmi Müslümanın iki yüz kişiden kaçmaması [farz kılındı],' demiştir, ifadesi onun bu rivayeti manen naklettiğini gösterir.

Bazen Süfyan, Kur'an'ın okunuşunu koruyarak Kur'an'da geçtiği lafızlarla rivayeti nakletmiştir. çoğu kere bu şekilde aktarmıştır. Bazen de bu rivayeti manen nakletmiştir. O zaman da "Bir Müslümanın on kişi karşısında kaçmaması onlara farz kılındı," lafızlarını kullanmıştır. Belki kendisi de rivayeti bu iki şekilde almıştır. Dolayısıyla bu yorum ona ait değildir.

Bundan sonraki rivayet de bunu desteklemktedir. Çünkü söz konusu rivayet, bunun İbn Abbas'ın bir tasarrufu olduğunu göstermektedir. Kanaatime göre, emr-i bi'l-ma'rı1f nehy-i ani'l-münker/iyiliği emredip kötülüğü yasaklamak da bunun gibidir, ifadesi, İbn Şübrüme'ye göre emr-i bi'l-ma'rı1f nehy-i ani'l-münkerin cihad hükmünde olduğunu gösterir. Çünkü her ikisinin de ortak paydası, batıl sözü çürütüp hak sözü yüceltmektir

Sahih al-Bukhari 4652, Book 65, Prophetic Commentary on the Qur'an (Tafseer of the Prophet (pbuh)), Hadith 174. 1 min read

The chain

Who passed it on, from Imam al-Bukhari back to the one who was there.

  1. 1Imam al-BukhariCompiler, died 256 AH
  2. 2Ali ibn al-MadiniTold us, Fourth generation, died 234 AH
  3. 3Sufyan ibn UyaynahTold us, Third generation, died 197 AH
  4. 4Amr ibn DinarFrom, Successor, died 125 AH
  5. 5Ibn AbbasFrom, Companion, died 65 AH

Read this in the app

Sahih al-Bukhari 4652 and the rest of the library, offline, with Bengali, Urdu, Indonesian or Turkish under the English.

Get the app

The Hadith and the Qur'an.
On your phone, offline.

Seventeen collections, the whole Qur'an and Identify, free in the app.